|

Kusurdur adeta
Bizim oralarda kız olmak
Ben nereli miyim?
Fark eder mi?
Türkiye’nin her hangi bir yerinden
Yavaş gidersin yürü derler
Hızlı gidersin deli derler
Kız kısmı değilmi
zavallı bir eksik etek
besler büyütürsün
Yarın çeker gider el evine.
Kimileri okutmaktan yanadır
Kimileride okuyup ta ne olacak
Otursun evinin kadını olsun derler
Çeyiz hazırlıkları başlar
Yaşamak sırf evlilikten ibaretmiş gibi
yetiştirilirsin
Kocana, büyüklerine itaat edeceksin derler
Yaş Onatlıdır, görücüler gelir beğenirler seni
Senin ailende onları beğenir
Sorma gereği duymazlar, çünkü:
Saçın uzun aklın kısadır
Alır koyarlar uzunca bir yolun başına
Yürü derler
Bakarsın uzaktan!
Yaldızlarla süslenmiş bir ev, eşyalar
mücevherler hatta
Kocaman harflerle yazılmış mutluluk tabelaları
ve
Pembe pembe baloncuklar…
Aslında gözünü kamaştıran şey
Kaçıştır kurtuluştur
Umuda umutsuzca gitmek gibi
Gidersin…
Hani yağmur yağdıktan sonra küçük su
birikintileri olur ya
Baktığın zaman gökyüzü tersine dönmüş
Uçsuz bucaksız bir boşluk vardır
İşte o boşluğun tam ortasında bulursun kendini
Ne girişi vardır nede çıkışı
Yaldızlar bakırlaşmış halka-halka sarıvermiştir
etrafını
Kıramazsın!
Geriye de dönemezsin!
Çünkü sana: koca evine gelinlikle girer
Ancak kefenle çıkarsın demişlerdir.
Kimileri benimser
Kaderim der razı olur
Kimileride sahte dünyalar kurar
Kendi kabuğunun içinde yaşar
kaplumbağa misali
Kör kuyuya düşen umutlara ulaşmak için çırpınır
durur
Her defasında belki - belki yarın diye avutur
kendini
Ve düşünür
Acaba o gördüğüm pembeler neydi?
Çaresizlikler içinde çareler arayan
Bir genç kızın düşleri…
Ve bu hikâye
Geleneklerin çelik duvarları arasına sıkışmış
bir dünyada
İnsanlığını kaybetmemek için direnen
Bir bireyin son çığlıkları
Nurcan Uğurlu
|