Âdem Aleyhisselâm
Dâvud Aleyhisselâm
Elyesa Aleyhisselâm
Eyyub Aleyhisselâm
Harun Aleyhisselâm
Hızır Aleyhisselâm
Hud Aleyhisselâm
ibrahim Aleyhisselâm
idris Aleyhisselâm
ilyas Aleyhisselâm
Îsa Aleyhisselâm
ishak Aleyhisselâm
ismail Aleyhisselâm
işmoil Aleyhisselâm
Lokman Hekim
Lut Aleyhisselâm
Musa Aleyhisselâm
Nuh Aleyhisselâm
Salih Aleyhisselâm
Süleyman Aleyhisselâm
Şem'ûn Aleyhisselâm
Şit Aleyhisselâm
Şuayb Aleyhisselâm
Uzeyr Aleyhisselâm
Yahya Aleyhisselâm
Yakub Aleyhisselâm
Yunus Aleyhisselâm
Yusuf Aleyhisselâm
Yuşa Aleyhisselâm
Zekerriya Aleyhisselâm
Zülkarneyn Aleyhisselâm
Zülkifl Aleyhisselâm
|
İSMÂİL ALEYHİSSELÂM
İbrâhim aleyhisselâmın büyük oğlu ve peygamberimizin (s.a.v)
dedelerinden. Annesinin adı Hacer'dir. Hazret-i İbrâhim, Nemrut'un
ateşinden kurtulduktan sonra,Bâbil'den ayrılıp, Mısır'a gittiğinde
hanımı Sâre'ye Firavun musallat olmuştu. Fakat, Sâre'yi yaklaşmak
istediğinde, ellerinin tutulup, nefesi kesilerek sara hastalığına
benzer bir hâle düştü. Bunu üzerine Firavun korkarak İbrâhim
aleyhisselâm ve sâre'yi bıraktı ve Hacer adlı bir câriyeyide hediye
etti. İbrâhim aleyhisselâm, Firavu^'un korkarak câriye olarak
verdiği Hacer'i de alarak, Filistin'e döndü. Oradan Şam taraflarına
gitti. Buradayken Sâre Hatunun isteği üzerine hazret-i Hacer'le
evlendi. Bu evlilikten hazret-i İsmâil doğdu. Allah'ın emri ile
Hacer'i, oğlu il2 birlikte Kudüs'ten Hicaz'a götürdü. ve bugünkü
Mekke şehrinin bulunduğu yere bırakıp geri döndü. Mekke'nin üst
tarafında bulunan Seniyye Mevkiine gelince, ellerini açarak onlar
için duâ ettiği İbrâhin sûresi 37 ve 38. âyetlerinde
bildirilmektedir.Bu ıssız ve çorak vâdide bir miktar hurma, bir
dağarcık su ve oğlu iki yaşındaki İsmâil ile yanlız kalan hazret-i
Hacer, bu işin Allah'ın emri ile olduğunu anlayıp tevekkülle
sabretti; ''Allahü teâlâ bize kâfisir. O bizi korur, himâye eder.
Bizi başıboş bırakmaz'' dedi. Semre ağacının dallarından yaptığı
küçük barınakta kalıyorlardı. Yiyecekler ve suları bitince hazret-i
İsmâil susuzluktan ağlamaya başladı. Hazret-i Hacer su bulmak ümidi
ile Safâ Tepesine çıktı. Uçsuz bucaksız çölden ve ağaçsız çıplak
tepelerden başka bir şey göremedi. Safâ'dan inip koşarak Merve
Tepesine çıktı. Safâ ve Merve Tepeleri arasında su bulmak ümidi ile
yedi defâ koşarak gidip deldi. Bu sırada İsmâil'in (aleyhisselâm)
ayağını vurduğu veya Cebrâil aleyhisselâmın vurduğu yerden su
fışkırıp akmaya başladı. Hazret-i Hacer heyecanlandı ve akan su
ziyan olmasın diye ''Dur! Dur!'' mânâsına gelen ''Zem! Zem!''
diyerek suyun etrâfını çevirdi. Sudan oğlu İsmâil'e (aleyhisselâm)
içirdi ve kendisi de içti. Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde
''Allah İsmâil'in annesi Hacer'e rahmet etsin. O, zemzemi kendi
hâline bıraksaydı da avuçlamasaydı, muhakkak zemzem akan bir ırmak
olurdu.'' buyurmuştur.
Mekke'nin yakınında konaklayan Cürhüm kabilesi zemzem suyunu
görünce hazret-i Hacer'den izin alarak oraya yerleştiler ve böylece
Mekke şehri kuruldu. Bir müddet sonra hazret-i İbrâhim hanımını ve
oğlunu ziyârete geldiğinde onları bolluk ve bereket içinde buldu.
Hazret-i İsmâil konuşmaya başlayınca hazret-i İbrâhim üç gün üst
üste gördüğü rüyâ üzerine onu kurbân etmeye karar verdi. Zilhicce
ayının 9 ve 10. gügü de aynı rüyâyı görünce sahih olduğunu anladı.
Bir bahâneyle annesinden izin alarak kurban etmek için götürdü.
Şeytan, insan sûretinde annesi Hâcer'e hazret-i İsmâil'e ve
hazret-i İbrâhim'e göründü ve onlara vesvese vermeye çalıştı ise de
dinlemediler. Hazret-i İsmâil, şeytanın arkasından yedi tâne taş
attı. Hazret-i İbrâhim, bugün Minâ denilen yere gelince, oğluna
rüyâsını ve Allah'ın emrinin kendisini kurbân etmek olduğunu
açıkladı. Hazret-i İsmâil'i tevekkülle hazırladı. Yere yatırıp
bıçağı boynuna çaldı ise de bıçak, Allah'ın emri ile kesmedi. Taşa
vurdu, taşı kesti. Nihâyet Cebrâil aleyhisselâm Cennetten bir koç
getirdi. Cebrâil aleyhisselâm makâmından ''Allahü ekber, Allahü
ekber'' diyerek geldi.Hazret-i İbrâhim bu tekbiri işitince; ''La
ilâhe illallahü vallahü ekber'' dedi. Hazret-i İsmâil de; ''Allahü
ekber ve lillâhil hamd.'' diyerek tekbiri tamamladı. Hazret-i
İbrâhim koçu kurban etti. Onların bu hâli Kur'ân-ı kerimde
anlatılmakta ve meâlen; ''Muhakkak ki bu açık bir imtihandı.''
buyrulmaktadır. Hazret-i İbrâhim kurban hâdisesinden sonra Sâre'nin
yanına döndü. Hazret-i İsmâil büyüyünce Cürhüm kabilesinden bir
kızla evlendi. Annesi hazret-i Hâcer de vefât etti ve Kâbe
temelinin bitişiğine defnedildi. Hazret-i İbrâhim yine ara sıra
gelip gidiyordu. Allahü teâlâ Kâbe'nin yapılmasını emredince baba
oğul Kâbe'nin eski temelini bulup yeniden inşâ ettiler ve şöyle duâ
ettiler: ''Ey Rabbimiz bizden bu hayırlı işi kabul et. Hakikaten
sen duâmızı işitici, niyetimizi bilicisin.''
Hazret-i İsmâil, babası hazret-i İbrâhim'in vefâtından sonra,
Yemen'den gelip Mekke'ye yerleşmiş olan Cürhüm kabilesine peygamber
olarak gönderildi. Kendisine başka kitap ve din verilmeyip, babası
İbrâhim aleyhisselâmın dinini insanlara tebliğ etti. İnsanları elli
yıl imâna dâvet etti, ancak pek az kimse imânla şereflendi.
Filistin'e giderek hazret-i İbrâhim'in kabrini ziyâret etti. Sonra
Şam'a gidip kardeşi İshak aleyhisselâm ile görüştü. Hazret-i
İsmâil'in 12 oğlu ve pekçok torunu oldu. Onun dini İslâmiyet
gönderilinceye kadar doğru olarak devâm etti. Muhammed
aleyhisselâmın bütün dedeleri hazret-i İsmâil'in soyundan ve onun
dinindendi. Vefâtına yakın kardeşi İshâk'ı aleyhisselâm yanına
dâvet edip, kızını oğlu Iys'a nikâhladı ve bâzı vasiyetlerde
bulundu. Mekke'de 133 veya 137 yaşlarındayken vefât etti. Mescid'i
Haramda Kâbe-i muazzamanın kuzey duvarı önünde bulunan ve annesi
Hâcer'in kabrinin bulunduğu Hatim denilen yere defnedildi.
Mûcizeleri:
1-Dikenli bir arâzide yaşayan müşriklerin teklifi üzerine duâ edip,
dikenli ağaçlarda çeşitli meyveler bitmiştir.
2- Cürhümileri imâna dâvet ettiği zaman, onlar kısır koyundan süt
çıkarmasını istediler. O da elini koyunun sırtına koyarak; ''Beni
peygamber olarak gönderen Allahü teâlânın ismi ile...'' dediği anda
koyunun memelerinden süt akmaya başladı.
3- İsmâil aleyhisselâmın duâsı bereketiyle koyunların yünleri ipek
oldu ve sayıları çoğaldı.
4-Kendisine misâfir gelen iki yüz Yemenliye ikrâm edecek bir şey
bulamayınca mahcub oldu. O anda duâ etti ve yanındaki kumlar un
oldu. Bunu gören misâfirlerin hepsi imâna geldiler.
Kur'ân-ı kerim'in, Bakara, Âl-i İmrân, Nisâ, En'âm, İbrâhim,
Meryem, Enbiyâ ve Sâd sûrelerinde İsmâil aleyhisselâmla ilgili
haberler verilmiştir. |