Âdem Aleyhisselâm
Dâvud Aleyhisselâm
Elyesa Aleyhisselâm
Eyyub Aleyhisselâm
Harun Aleyhisselâm
Hızır Aleyhisselâm
Hud Aleyhisselâm
ibrahim Aleyhisselâm
idris Aleyhisselâm
ilyas Aleyhisselâm
Îsa Aleyhisselâm
ishak Aleyhisselâm
ismail Aleyhisselâm
işmoil Aleyhisselâm
Lokman Hekim
Lut Aleyhisselâm
Musa Aleyhisselâm
Nuh Aleyhisselâm
Salih Aleyhisselâm
Süleyman Aleyhisselâm
Şem'ûn Aleyhisselâm
Şit Aleyhisselâm
Şuayb Aleyhisselâm
Uzeyr Aleyhisselâm
Yahya Aleyhisselâm
Yakub Aleyhisselâm
Yunus Aleyhisselâm
Yusuf Aleyhisselâm
Yuşa Aleyhisselâm
Zekerriya Aleyhisselâm
Zülkarneyn Aleyhisselâm
Zülkifl Aleyhisselâm
|
EYYÛB ALEYHİSSELÂM
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden.Hazret-i İshâk'ın oğlu
Iys'ın neslindendir.Kendisine yedi kişi îmân etti.Yüzkırk sene
yaşadı.Sabrı ile insanlık tarihinde darbımeselle anılan Eyyûb
aleyhisselâm,Kur'ân-ı kerîmde zikredilmiştir.
Eyyûb aleyhisselâmın çok mal ve serveti ile oğlu vardı.Sürü sürü
hayvanları,bağları ve bahçeleri bulunuyordu.Şam civarında Beseniyye
mevkiindeki çiftliklerinde binlerce insan çalışırdı.Fakat
servetinin çokluğu onu Allah yolundan alıkoymadı.Eyyûb aleyhisselâm
Şam civarında yaşayan insanlara peygamber olarak gönderildi.Onları
Allahü teâlâya îmân ve ibadet etmeye çağırdı.Bu uğurda pek çok
zahmet çekti.Sonra malı,evladı ve bedeni ile imtihan edildi.Eyyûb
aleyhisselâm çok büyük sıkıntılara göğüs gerdi.Sabrı,kullukta kusur
etmeyip şikâyette bulunmayışı ve başka güzel vasıfları ile ibadet
ehline ve akıl sahiplerine örnek oldu.
Allahü teâlâ hazret-i Eyyûb'u imtihan etmeyi murâd etti.Onun
malarını çeşitli vesilelerle elinden aldı.Koyunları sel,ekinleri
ise rüzgar ile telef oldu.Şeytan çoban suretinde ağlayarak Eyyûb
aleyhisselâmın yanına geldi.O sırada insanlara vaaz nasihatte
bulunan Eyyûb aleyhisselâma mallarının ve servetinin telef olduğunu
söyledi.Hezret-i Eyyûb bu heber kerşısında hiç şikayette
bulunmayarak Allahü teâlâya hamd ve şükürde bulundu ve "Üzülme!
Omalı mülkü bana Rabbim vermişti.Şimdi de aldı.Çünkü sahibi O'dur."
dedi.Bu sözleri ve hareketi karşısında şeytan perişan olup,geri
gitti.
Sonra Allahü teâlâ Eyyûb aleyhisselâmın,hocaları ile ders okuyan
çocuklarının da zelzeleyle ruhlarını aldı.Bu defa hoca şekline
giren şeytan feryâd ve figân ederek Eyyûb aleyhisselâmın yanına
geldi;"Ey Eyyûb!Allahü teâlâ evini zelzele ile yıktı.Çocukların
öldü.Her biri parça parça oldular." dedi.Çocuklarına olan
şefkatından dolayı gözlerinden yaşlar gelen Eyyûb aleyhisselâm
sabır ve tevekkül ederek,Allahü teâlâya teslimiyetini
bildirdi.Şeytana da:"Ey mel'ûn!Sen İblissin.Beni Rabbime isyana
teşvik etmek istiyorsun.Şunu bil ki,evladım bir emanet idi.Rabbime
niçin inciniyim.Rabbime hamd ederim." buyurdu.Bundan sonra Allahü
teâlâ Eyyûb aleyhisselâmın vücuduna hastalık verdi.Hazret-i
Eyyûb'un hastalığı gün geçtikçe şiddetlendi.Akrabaları,komşuları ve
başkaları yanına uğramaz oldu.Yalnız hanımı Rahîme Hatûn onu terk
etmedi.Ona hizmetine devam edip,ihtiyaç için neyi varsa sarf
etti.Hazret-i Eyyûb bu halinde de şikâyet ve feryâdda bulunmayıp,hamd
etti ve sabır gösterdi.Bu defa şeytan Eyyûb aleyhisselâmın
bulunduğu şehir halkına vesvese vererek;" Onun hastalığı size
geçer,onu şehrinizden çıkarın." dedi.Şehir halkı Eyyûb
aleyhisselâmı ve hanımı Rahîme'yi şehirden dışarı çıkardılar.Rahîme
Hâtun şehrin dışında bir yerde hazret-i Eyyûb'a hizmete devam
etti.Hazret-i Eyyûb,yedi yıl dert ve bela içinde kaldı.Hâlinden hiç
şikâyet etmedi.Şeytan,bu defa insan suretinde Rahîme Hâtunun
karşısına çıkıp onu Eyyûb aleyhisselâmın hizmetinden alıkoymaya
çalıştı.Ona;" Kendine yazık ediyorsun.Hastalığı sana geçer." dedi.Rahîme
Hâtun ise,şeytana;" Onun üzerimdeki hakkı çoktur,ödeyemem.Nîmet ve
rahat vaktinde onunla yaşadım.Bu hastalık hâlinde onu bırakamam."
dedi.Dönüşte,onları hazret-i Eyyûb'a anlattı.Eyyûb aleyhisselâm da
onun iblîs yani şeytan olduğunu ve onun vesvesesinden sakınmasını
söyledi.Şeytan daha sonra da Rahîme Hâtunun karşısına
çıkarak,vesvese vermeye çalıştıysa da aldırış etmedi.
Hazret-i Eyyûb'un hastalığı gittikçe şiddetlendi.Onun bu hâli
beden,kalp ve lisanıyla yaptığı kulluk ve peygamberlik vazifelerini
iyice zorlaştırdı.O zaman Allahü teâlâya duâ ve niyazda bulundu:"
Bana gerçekten hastalık isabet etti.Sen merhamet edenlerin en
merhametlisisin." dedi.Allahü teâlâ onun duâ ve niyâzını kabûl
etti.Birgün Eyyûb aleyhisselâmın hanımı Rahîme Hâtun yiyecek
aramaya çıkmıştı.İkindi vakti Allahü teâlânın lütuf ve müjdesi
ulaştı.Cebrâil aleyhisselâm gelerek Allahü teâlâdan;Ey Eyyûb!Belâ
verdim sabrettin.Şimdi ben sihhat ve nîmet vereceğim." haberini
getirdi.Allahü teâlâ;"(Ey Eyyûb!) Ayağını yere vur.Çıkan sudan
gusleyle ve soğuğundan iç." (Sâd sûresi:42) buyurdu.Bu emr-i ilâhî
üzerine Eyyûb aleyhisselâm ayağını yere vurdu.Biri sıcak,biri
soğuk,iki pınar fışkırdı.Sıcak sudan gusl edince bedenindeki,soğuk
sudan içince içindeki hastalıklardan kurtuldu ve sıhhate
kavuştu.Kuvveti geri geldi.Taze bir genç oldu.Elinden alınmış olan
mallarını Allahü teâlâ geri iâde etti.Çok sayıda evlâd ihsân etti
veya bir rivâyette ölmüş olan oğullarını diriltti.Yüz çeviren
dostları kendisine muhabbetle yöneldiler.
Eyyûb aleyhisselâmın hastalığı afiyet haline dönüşünce,o gece seher
vaktinde bir âh eyledi.Sebebini sorduklarında;" Her gece seher
vaktinde <Ey bizim hastamız nasılsın?> diye ses duyardım.Şimdi o
vakit geldi; <Ey sihhatli kulumuz nasılsın?> sesini duyamadım.Onun
için ağlıyorum." buyurdu.
Eyyûb aleyhisselâm ömrünün sonunda en olgun evladı olan Havmel'i
vâsi tâyin etti.Tehiz ve tekfin işlerini ona ısmarladı.Yüzkırk sene
ömür sürdükten sonra vefât etti.Bişr isimli bir oğlunun
peygamberliğinde ihtilâf olunmuştur.Onun yaşıyla ilgili başka
rivâyetler de vardır.Hazret-i Eyyûb'un kabri Şam'da Beseniyye
denilen yerdedir.
Mucizeleri:Eyyûb aleyhisselâm Allahü teâlânın emirlerini tebliğ
ederken biçok mûcizeler gösterdi.Bunlardan bazıları şöyledir.
1.Eyyûb aleyhisselâmın duâsı bereketi ile koyunların yünleri
ibrişim olurdu.
2.Eyyûb aleyhisselâm kavminin hâkimini îmâna dâvet ettiği vakit o
da;" Evimdeki direklerin kalkarak havada durmasını senden mûcize
olarak isterim." demişti.Hazret-i Eyyûb duâ etti.Nihayet evin
direkleri düştü ve ev havada kaldı.Hâkim bu mûcizeyi gördüğü hâlde
îmân etmedi.
3. Eyyûb aleyhisselâmın duâsıyla çöldeki seraplar ve dumanlar su
olurdu.
Eyyûb aleyhisselâm güzel huylu,cömerd ve çok
merhametliydi.Fakirlere,misafirlere,yetimlere çok yerdım
ederdi.Bedenine,
malına ve evlâdına gelen musibetlere sabredip ilahî takdire rızâ
gösterirdi.Bundan dolayı insanlık tarihinde, "Eyyûb aleyhisselâmın
sabrı gibi" darbımeseliyle anıldı.Allahü teâlâ onu bu güzel
vasıfları sebebiyle Kur'ân-ı kerîmde şöyle mehd ü senâ buyurdu:"
Biz onu (belâlara) hakikaten sabırlı bulduk.O ne güzel kuldu.Şüphe
yok ki o tamamen Allah'a dönen (bir zât) idi." (Sâd sûresi:44)
Eyyûb aleyhisselâmla ilgili olarak Kur'ân-ı kerîmin En'âm,Nısâ,Sâd
ve Enbiyâ sûrelerinde bilgi verilmiştir. |